BAŞ PELVİS UYGUNSUZLUĞU

Baş pelvis uygunsuzluğu (uyuşmazlığı, uyumsuzluğu) (BPU, CPD) nedir?

Anne karnındaki fetusun başı ile annenin doğum kanalını oluşturan pelvik yapılar arasındaki boyutsal ve şekilsel uygunsuzluğa baş pelvik uygunsuzluğu nedir. Pelvik yapı ile kastedilen başlıca kemik yapısıdır yani annenin kalça eklemlerini  ve doğum kanalını çevreleyen kemiklerdir. Ancak doğum kanalı sadece kemik yapılar ile çevrili değildir, buradaki yumuşak doku ve kas yapısı da doğum kanalının şeklini yapısını etkileyebilir, bu nedenle baş pelvis uygunsuzluğu tanımına bunlar da dahildir.
(CPD = Cephalopelvic Disproportion)
Uygunsuzluk (uyuşmazlık) ile kastedilen ise boyutsal veya pozisyonel uygunsuzluktur. Yani ya bebeğin başı annenin doğum kanalına göre büyüktür veya baş doğum kanalına olması gerekenden farklı bir pozisyonda girmektedir veya annnenin pelvik yapısı şekilsel yapı olarak anormaldir. Her iki durum da başım doğum kanalında ilerlemesini ve doğumu zorlaştırır veya tamamen engeller. Rikets hastalığı ve travma sonucu kırıklar gibi kemik hastalıkları da kalça kemiklerinin şeklini bozarak CPD’ye neden olabilir.

Sıklığı değişik oranlarda bildirilmekle beraber ortalama tüm doğumların %1-10’ında rastlanan bir durumdur. Bir doğumunda baş pelvis uygunsuzluğu (BPU, CPD) tanısı konulan bir anne daha sonraki doğumlarında normal doğum yapabilir. Her doğumda bebeğin başı ve pelvik yapı uyumu farklı olabilir.

GEBELİKTE SERVİKAL UZUNLUK

Serviks (rahim ağzı) boyu servikal kanalın internal osu ile eksternal osu arasındaki uzunluktur. Hamilelikte servikal uzunluk ultrason ile belirlenebilmektedir.. Serviks boyu hamilelikte ileriki aylarda olabilecek preterm eylem (erken doğum) riskini öngörmede veya preterm eylem tehtidi tanısı konan hastada doğum riskinin yüksekliğini belirlemede kullanılabilir.

Hamilelikte serviks uzunluğu ne kadar olmalıdır?
Serviks uzunluğu 14-28 hafta arasında nispeten sabit seyrederken 28-32 hafta arasında giderek kısalır.
Servikal uzunluğun parite, ırk, anne kilosu gibi faktörlerden etkilenmediği bildirilmiştir (kaynak).
25 mm (2.5 cm) (10. persentil) altındaki servikal uzunluk preterm doğum riski ile ilişkilidir. Yapılan bir araştırmada 24. haftada servikal uzunluk ölçümü yapılan gebelerden uzunluk 25 mm altında olanların yüzde 18’inin, uzunluk 13 mm (1. persentil) altında olanların yüzde 50’sinin 35 haftadan önce doğum yaptığı tespit edilmiştir (kaynak).
Serviks boyu kısaldıkça erken doğum riski artar. Özellikle 24. gebelik haftasından önce kısa serviks boyu saptandığında risk en fazladır. Kısa serviks uzunluğu ve erken doğum arasındaki ilişki 24. gebelik haftasından önce daha kuvvetlidir.

EPİDURAL VE SPİNAL ANESTEZİ İLE SEZARYEN

Sezaryen ameliyatı genel anestezi ile hasta uyutularak veya belden aşağısı uyuşturularak iki şekilde yapılabilir. Belden aşağısını uyuşturma diye tabir edilen anestezi spinal anestezi veya epidural anestezi diye iki şekilde olabilir. Spinal ve epidural anestezide hastanın bilinci açık olur, ben aşağısı ve bacakları hissetmez hale gelir. Sezaryende hem spinal hem epidural hatta bazen ikisi birden (kombine spinal-epidural) uygulanabilir. Normal doğumda sadece epidural anestezi uygulanır (ağrısız doğum), spinal anestezi normal doğumda uygulanmaz. Bu yöntemlerin hepsi anestezi uzmanları tarafından uygulanır. Uygulama sırasında hasta oturur pozisyonda veya yan yatar pozisyonda olur ve bel bölgesi temizlendikten sonra ince bir iğne ile belden girileren 1-2 dakika gibi kısa bir sürede ilaç verilerek anestezi uygulanır. Anestezi uygulandıktan birkaç dakika sonra ayaklarda bacaklarda karıncalanma ve uyuşma başlar. Bu yöntemlerde genel anestezinin tersine bebeğe hiç ilaç gitmez bu nedenle ameliyat uzun sürse bile bebek etkilenmez. Normal doğumda uygulanan epidural anestezide daha az ilaç verilir bu sayede anne doğum sırasında bacaklarını hareket ettirebilir ama sezaryende bacaklarını hareket ettiremez.

Spinal ve epidural anestezinin farkı nedir?
Spinal ve epidural anestezinin her ikisinde de belden omuriliğe doğru iğne ile ilaç verilir. Yalnız spinal anestezide ilaç omurilik etrafındaki dura zarı geçilerek daha içeriye sıvının içine verilir. Epidural anestezide ise ilaç zarın dışına verilir, zarın arkasındaki sıvıya kadar ilerlenmez. Spinal anestezide etki hemen başlar, epidural anestezide etki 15-20 dakika sonra başlar. Spinal anestezinin etkisi kısa sürer, ilaç bir defada verilir, tekrar ilaç verilerek etki süresi uzatılamaz. Epidural anestezide etki süresi daha uzun sürebilir, tekrar ilaç verilerek anestezi uzatılabilir. Epidural anestezide hastanın belinde takılı bir kateter (ince boru) kalır ve ameliyattan sonra bu kateterden tekrar ilaç verilebilir böylelikle hasta ağrı hissetmez. Spinal anestezide ise anestezinin uygulandığı bel bölgesi hemen kapatılır ve kateter konulmaz. Spinal anestezide ameliyattan sonra başağrısı görülme riski epidural anesteziye göre daha fazladır.